aXtercüme - Romence çeviri - Rusça çeviri - Fransızca çeviri - Romence Tercümanlık - Fransızca Tercümanlık - Rusça Tercümanlık - Çeviri ve Tercümanlık işleri

Haberler

Yabancı Dilin Faydaları

Ana Dilinizden farklı bir dil öğrenmenin size bir dil öğrenmekten çok daha fazlasını sağlıyacağını biliyormuydunuz.? Farklı bir dil öğrenerek yeni kazanç kapıları elde edeceğinizi bilmek farklı bir dil öğrenmek konusunda sizi küçük de olsa teşvik edici bir detay olabilir.

Evet, yabancı dil öğrenmenin de, tıpkı ilaçlar gibi yan etkileri vardır, ancak bunlar aranıp da bulunamayan türden olumlu etkilerdir. Yabancı dil öğreniminin, dinleme becerisini ve hafızayı geliştirdiği ve böylece iletişim olgusuna önemli bir boyut kazandırdığı belirlenmiştir. Yine, farklı bir dil öğrenenlerin kendi dillerini okuma-anlama becerilerini de geliştirdikleri ve ayrıca okuma sınavlarında daha yüksek notlar aldıkları bilinmektedir.

Birçok durumda, başka bir dil öğrenmek çocuğun Türkçe yeteneğini geliştirir. Çocuklar diğer dillerin yapılarını öğrenirken Türkçe hakkında da birçok şey öğrenirler. Genel kelime bilgisi de ayrıca çocuğun Türkçe yeni kelimelerin anlamlarını öğrenmesine yardımcı olur. Deneysel çalışmalar, sürekli ikinci bir dil alan öğrencilerle sadece Türkçe eğitim gören öğrenciler arasında Türkçe anadil gelişiminde hiçbir uzun süreli gecikme olmadığını göstermektedir.

Yabancı bir dili öğrenmiş olan çocuklar, diğer kültürlere karşı kültürel çoğulculuk, açıklık ve takdir duygusu beslerler. Başka ülkelerde rahatça seyahat edebilme, yabancı dil edebiyatını, film ve müziklerini orijinal şekilleriyle görme ve dünyadaki kültürel farklılığı anlama imkanı kazanırlar. Kendini ifade etme kabiliyetleri gelişir. Kelime hazineleri genişler ve bunun yanında kendi dilini yeni alanlarda kullanma becerileri artar.

Son yıllarda, The Admissions Testing Program of the College Board, Amerikalı öğrencilerde yabancı dil öğrenimi ile SAT (Scholastic Aptitude Test) sınavı sonuçları arasında kesinlikle pozitif bir korelasyon olduğunu belirtmiştir. Yabancı dil öğrenenlerin Yetenek Testi'nde başka alanlarda 4 yıl veya daha fazla eğitim gören öğrencilere göre daha başarılı oldukları bildirilmiştir. Aynı şekilde, yabancı dilprogramlarına kayıt olan öğrenciler okullarında uygulanan standart testlerde daha başarılı olmaktadırlar.
Lisede bir yabancı dili öğrenmiş olan öğrencilerin kendi dillerini ve matematiği öğrenme performansı, öğrenmemiş olanlardan daha yüksektir. Daha ayrıntılı araştırmalar, matematik problemlerini çözmek için gerekli olan zihinsel işlem becerilerinin, dil işlemleri tarafından da geliştirildiğini göstermiştir. Ayrıca 4 yıl veya daha fazla yabancı dil eğitimi alan öğrencilerin ortalama matematik notları aynı süre boyunca matematik öğrenimi gören öğrencilerin ortalama notlarıyla aynıdır.

Yabancı dil öğrencileri, çok farklı kariyer fırsatlarına, kendilerinin ve diğer milletlerin kültürlerini daha iyi anlayabilme imkanına sahiptirler. Bazı deliller yabancı dil eğitimi alan çocukların daha yaratıcı olduklarını ve karmaşık problemleri çözebildiklerini göstermektedir.
Nebraska Yabancı Diller Örgütü (1996) yabancı dil öğrenmenin, bugünün ve yarının dünyasında kariyer seçimi konusunda bir rekabet aracı olduğunu belirtir. Bu durum, New York Çalışma Departmanı ile yaptıkları görüşmede, ikinci bir yabancı dilde iletişim kurabilen işçi istediklerini belirten işverenlerce kanıtlanmıştır. Birçok iş alanı da yabancı dili yeterli elemana ihtiyaç duymaktadır. Yiyecek, turizm ve otelcilik gibi hizmet endüstrilerinde; film, radyo ve müzik üretimi gibi alanlarda ve uluslararası şirketlerde dili yeterli konuşabilen elemanlar çalıştırılmaktadır ve bu sadece onların dil kabiliyetlerinden kaynaklanmaktadır.
Tıp, hukuk, ticaret, gazetecilik, politik bilimler, kütüphanecilik ve müzecilik gibi diğer iş alanlarında ve daha genel resmi işlerde, yabancı bir dilde yeterli olmak size diğerleri karşısında çok önemli bir avantaj sağlayacaktır.

Birçok lisans programı bir ve bazen de üç dilin en azından okunabilmesini gerekli kılmaktadır. Yabancı dili bilmek, yabancı üniversitelerde öğrenim görme, resmi görevlerde çalışma ve uluslar arası/yabancı kaynaklı şirketlerde iş bulma imkanı sağlar.


Yabancı Dil Beyni Koruyor

 Ana dillerinden farklı bir veya birkaç dil bilen kişilerin yaşları ilerledikçe daha az zihinsel gerileme yaşadıkları tespit edilmiştir. Toronto'daki York Üniversitesi'nin araştırma çalışmalarına göre, bazıları tek dil, bazıları da çift dil bilen orta yaştaki ve yaşlı 154 kişi üzerinde yapılan algılama testlerinde, iki dil bilenlerin daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Yaşlandıkça bir konu üzerinde yoğunlaşma yeteneğinin azaldığını belirten bilim adamları, farklı bir dil bilmenin beyni bu etkiye karşı koruduğunu söyledi. Bilim adamları, hayatlarının büyük bölümünde yabancı bir dil bilen ve bunu kullananların, bu açıdan en avantajlı grubu oluşturduğunu belirtti.


En Az Dil Bilen Ülkeyiz

 Avrupa genelinde yapılan kapsamlı bir araştırma sonucuna göre Türkiye % 29 oranıyla avrupa genelinde en az yabancı dil bilen ülke olarak öne çıkmıştır. Yapılan araştırmaya göre Avrupa genelinde en fazla konuşulan yabancı dil İngilizce. `Eurobarometre` (Avrupa Birliği kamuoyu yoklama kurumu) verilerine göre, Türkiye`de insanların % 93`ü Türkçe`yi anadil olarak gösteriyor. Avrupalılar`ın ortalama yüzde 50`si anadili dışında yabancı bir dil bildiğini belirtiyor. Lüksemburg`da % 99`a ulaşan bu oran, Türkiye`de % sadece 29`da kalıyor. Yabancı dil bilgisinin en düşük olduğu ülkeler arasında ise Türkiye ve Macaristan ( % 29 ) ve İngiltere ( % 30 ) yer alıyor. Avrupa'da 29 ülkede yapılan kapsamlı araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye yüzde 29 oranıyla en az yabancı dil bilen ülkelerden biri.


İhracatın Temeli Yabancı Dil

Wall Street Institute Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Uçar, ihracatı arttırmada en önemli etkenlerin başında yabancı dil bilmek olduğunu söyledi.
Türkiye`de yabancı dil eğitimi ve eğitimin sosyal hayata katkıları konusunda ASHA'a (As Haber Ajansı) açıklamalarda bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Ucar, yabancı dile dayalı olmayan eğitim sistemlerinde dil öğrenmenin güç olduğunu belirtti. Dil eğitiminde ilk yapılacak işin `Dili öğrenmek mecburiyetindeyim` anlayışının olması gerektiğinin altını çizen Dündar Uçar, `Maalesef Türkiye`de bu anlayış yok. Böyle bir anlayışta nasıl dil öğrenilebilir?` diye sordu.

Mükemmel dil öğretilemeyen Almanya`da dahi oluşturulan altyapı sayesinde genel okul seviyesinin 5. derecede olduğunu belirten Dündar Uçar, Türkiye`de bu seviyesinin yıllarca 1-2 düzeyini geçemediğinin altını çizdi. Uçar, `Ülkemizde dil eğitiminin iç zaafları var. Üç beş ayda dil öğrenilmez. Bir de kolejlerde haftada 30 saat dil eğitimi veriliyor. Ancak altyapı sorunları sebebiyle bir arpa boyu yol alınmıyor. Dil öğrenimi zaman ve programa dayalı kaliteli bir eğitim ister` dedi.

`Okullardaki anlayış ticarete de yansıyor`

Dış ticaretin arttırılması için bir dönem küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ) eğitim için fon ayrıldığını, bu eğitimin için de yabancı dil eğitiminin de bulunduğunu hatırlatan Dündar Uçar, KOSGEB`e gidip özellikle ihracatta dilin önemini anlattıklarını, bunun üzerine OSTİM yönetiminin eğitim konusuna müspet yaklaşım sergilediğini belirtti. KOBİ`lere yönelik dil eğitimine ayrılan fonun bir müddet sonra kaldırılmasının aslında dış ticarete vurulan bir kelepçe olduğunu öne süren Dündar Uçar, Milli Eğitim`de uzun yıllar kökleşen dil anlayışının ticarette de kökleştiğini ve bu durumun normal yapılması gereken ihracatı engellediğini kaydetti.

Dış ticarette istenilen seviyeye gelebilmek için dil eğitimine acilen ihtiyaç bulunduğuna vurgu yapan Dündar Uçar, `Sanayinin yükünü çeken KOBİ`lerimiz ihracat yapıyor. KOBİ`ler potansiyelleri doğrultusunda dış ticarette rol alabiliyorlar mı, hayır. KOBİ`lere bu tür çalışmalar bir sosyal sorumluluk olmalıdır. Ülkesini seven her kurum KOBİ`lere yabancı dil desteği için kolları sıvamalıdır. Türkiye`nin dış ticareti dışarıdan tercüman getirilip yabancı ellere teslim edilemeyecek kadar önemli` diye konuştu.